‘Siz öyle olduğunu düşünmedikçe, başınıza gelen hiçbir şey felaket değildir.’

‘Aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuç beklemek budalalıktır.’ Hayatımın bir çok alanında doğruluğuna bir çok kez şahit olduğum Einstein’in meşhur cümlesi.

unnamed-3Ocak 2013’te diyabet tanısıyla bir hafta hastanede yattıktan sonra, diyabeti çözmeye ve hayatımdan çıkarmaya karar vermiştim; ancak doktor, ‘Söylediklerimize ve diyetine harfiyen uysan bile ömür boyu insülin kullanacaksın, ömür boyu şeker hastasısın’, demişti. Bunun genç bir adamda nasıl bir yıkıma neden olduğunu takdir edersiniz. Diyabet doktoru (endokronoloji) olmaktan daha kolay bir iş olmadığını sonradan öğrenecektim. ‘Neden şeker hastası oldum? sorusunun cevabı yok, ‘Şeker hastalığından nasıl kurtulacağım?’ sorusunun cevabı da yok. Nedeni belli olmayan ve nihai tedavisi belli olmayan bir hastalığın doktoru olmak çok zor olmasa gerek. Farklı farklı gittiğim tüm doktorlar, tahlillere bakıp, yediklerimle ilgili birkaç soru sorup insülin düzeyini arttırdı veya azalttı. Herhalde tecrübeli şeker hastaları da bu kadarını yapabilir. Türkiye’de 6 milyonun azap çektiği bir hastalığın geçirilemiyor olmasını bir türlü aklım almıyordu.

‘Siz öyle olduğunu düşünmedikçe, başınıza gelen hiçbir şey felaket değildir.’ yazmışım günlüğüme bundan tam 10 sene evvel. Hayat, karşılaştığınız sorunla değil ona nasıl reaksiyon verdiğinizle alakalı aslında. Ben diyabetle mücadele etmeye kararlıydım. Kapıyı kapatıyordu, bacayı zorlama isteği duyuyordum. Nihayet, Gül Kaynak ile tanıştım. Beslenmeme ve vücudumun PH dengesine yönelik iki saatlik bir sohbetin ardından 21 günlük programa başladım. Bu arada Robert O. Young’ın ‘Diyabette PH Mucizesi’ kitabını da okudum. Üç yıldır kafama yatmayan mesele cevabını bulmuştu. Büyük bir adanmışlık ve disiplinle beslenme alışkanlıklarımı değiştirdim ve elbette yeşil içecekle tanıştım. Sadece yediklerimi değiştirerek vücudumun kendini iyileştirebileceğini öğrendim. Sabah 6’daki sahil yürüyüşlerime devam ettim ve programın henüz birinci gününde insülini (lantus) ve Glucophage hapını bıraktım. Sabah açlık ve akşam tokluk şeker düzeylerimi ölçmeye devam ettim. Bütün şeker seviyelerim 80-100 arası seyretti, kendimi müthiş enerjik hissettim ve 5 kilo verdim, daha önemlisi bunun 4 kilosunu yağ yakarak verdim.

Gül Kaynak, bana yepyeni bir hayatın ve beslenme felsefesinin kapılarını açtı. Diyabetin kader olmadığını bilerek, mücadeleyi bırakmamak lazım. Zira; hayat, umutsuzlukla vakit kaybedecek kadar uzun değil.

Hakan Gümüş*
11 Temmuz 2016

*Hakan Gümüş, 36 yaşında, ODTÜ Mezunu, Gayrimenkul Geliştrme Sektöründe, Atiye Residence Projesini Yapan Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi