Şeker Alternatifleri

sekerİlk duyduğumda ürpermiştim. Hepimizin sevdiklerimize hediye olarak verdiğimiz, sevdiklerimizden neşeyle kabul ettiğimiz bu gıda bu kadar tehlikeli olabilir miydi?

Şekerin bilinen zararları; kilo alma, şimanlık, obezite, bağışıklık sistemini zayıflatma, vücutta mineral dengesini bozma, eklem kireçlenmesi, osteoporoz oluşumu, mantar enfeksiyonu, MS hastalığının belirtilerini şiddetlendirme, migren ağrılarını arttırma gibi uzayan bir liste olmasına ek olarak, kanser hücrelerinin en önemli besin kaynağı olduğu artık çok dillendirilmiş bir gerçek.

Öte yandan uzmanlar, çocukluğunun ilk 3 yaşında sevdiği bir yakınının elinden şekeri tatmış bir kişinin ileride bu alışlanlığından vazgeçmesini neredeye “imkaansız” olduğunu belirtiyorlar. Olay bu noktada psikolojik olarak bizi zorluyor;  çünkü “Şeker ve Sevgi” beyinde birlikte alınan sinyallere dönüşüyor.

Kişi şekerin ne kadar zararlı olduğunu bilsede, akşam eve yorgun argın geldiğinde kendisini “Seni Seviyorum” diye karşılayan biri yoksa, gün içinde karşı koyduğu, üstesinden geldiği zorluklar için kimse sırtını takdirle sıvazlamıyorsa bunun yerini büyük bir çilolatalı ezme kavanozu alıyor!  İnsanlar hayatlarındaki sevgi eksikliğinin yerine aşırı miktarda şekerli gıdayı koyuyorlar.

Eğer ne kadar zararlı olduğunu bilmenize rağmen şekerden vazgeçemiyorsanız aşağıdaki sağlıklı Şeker Alternatifleri size göre:

Stevia, ana vatanı Paraguay ve Brezilya olan bir bitkidir. Paraguay kızılderilileri tarafından “Tatlı ot” ve “Ballı yaprak” ismiyle anılan ve tatlandırıcı olarak kullanılan stevianın sırrını çözmek için, 1931’de Bridel ve Lavieille adında iki Fransız kimyacı bitkinin yapraklarından elde ettikleri ekstre (öz) üzerinde çalışmaya başladı. Onların çalışmaları sonucunda beyaz kristal yapıda ve “Stevioside” adı verilen saf bir ürün elde edildi ve bu maddenin normal rafine şekerden 100 ile 300 kat daha tatlı olduğu fark edildi. 1971’de Çinli araştırmacı Dr.Tei-Fu-Chen Paraguay’ı ziyaretinde ilgisini çeken Stevia bitkisi üzerinde çalışmalar yaparak, kimyasal olmayan doğal yöntemlerle Stevia ekstresi (özü) elde edilmesinde ve yapraklarda bulunan keskin tadın kaldırılmasında başarılı oldu.Japonya’da da otuz yılı aşkın bir süredir milyonlarca kişi tarafından tatlandırıcı ve gıda katkısı olarak kullanılmaktadır. Bu bitkiden elde edilen özütün, kan şekerini düzenleyici etkileri olduğu kabul edilmektedir. Stevia’nın insülin duyarlılığını ve hatta salınımını arttırıcı etkilerinin olduğunu gösteren bazı araştırmaların varlığı diyabet tedavisinde kullanımını destekler niteliktedir. Stevia Ekstresi’nin en büyük özelliği bir doğal tatlandırıcı ve diyet gıdası olarak hiç bir şekilde kalori, yağ, sakarin ve toksik maddeler içermemesidir. Su bazlı olarak üretilir ve üretiminde alkol ya da herhangi bir kimyasal madde kullanılmaz. Stevia ekstresi kandaki şeker düzeyini yükseltmeksizin, şişmanlatmaksızın ve kalori vermeksizin içeceklerinizi veya gıdalarınızı tatlandırır. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kabızlık, depresyon ve asabiyete karşı olumlu etkileri vardır. Mide ve bağırsak florasını, asit alkali dengesini korur.

Agave şurubu; çok düşük glisemik indeksli doğal bir tatlandırıcıdır ve şekerden üç – dört kat tatlıdır, fakat aynı miktardaki şekerde bulunan 16 kalori yerine sadece 4 kaloriye sahiptir. Şurubunun bitkisi olan Agave kaktüsünün anavatanı Kuzey ve Güney Amerika’dır. Şurup kaktüsün içindeki sıvıdır ve tadı bala benzer. 50 kadar türü vardır. Toprağa yakın rozet oluşturan yaprakları, türüne göre yeşil, yeşil-mavi, veya alacalı renklerdedir. Yaprak kenarları testere biçiminde dişli, kimi zamanda yaprak kenarları ve ucu dikenlidir. Yaprak rozetinin ortasından uzayan çiçek sapı bazı türlerde metrelerce uzayabilir. Yeşil yaprakları donuk yeşil veya koyu yeşil renkli ve yaprak kenarları beyaz çizgilidir. Ayrıca, Mavi olan cinsi, yani agave azul, Meksika’nın milli içkisi Tekila’nın hammaddesidir. Meksika’nın Agave kırları UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Beyaz şekerden daha tatlı olduğu için daha az kullanım da sağlanmaktadır. En önemli özellikleri tatlandırırken kan şekerini rafine şeker gibi süratle değil yavaşça yükseltmesi ve böylece pankreasın kan şekerini çok daha az insülin salgılayarak kolayca kontrol etmesine imkan vermesidir.

Hurma; ile ilgili yapılan araştırmalar, hurma yiyenlerin glisemik indeksinin – kandaki şeker oranı – düşük olduğunu ortaya koymuştur. İçindeki yüksek orandaki kalsiyum, fosfor, demir, potasyum, selenyum, magnezyum, niasin, A, B ve E vitaminleri ve protein hurmayı çok özel bir şeker alternatifi yapar. Protein, yağ ve karbonitrat üçlüsünün hazmı zorlamadan bir arada bulunduğu yegane doğal gıdadır. Akşamdan suda bekletilmiş kuru hurmanın suyu ve çekirdeği çıkarıldıktan sonra etli kısmı şeker alternatifi olarak kullanılabilinir.

Gül Kaynak

logo-400x180